Dileklerin Kabul Olması İçin Dua


Sponsorlu Bağlantılar

Duanın Çabuk Kabul Olması

Kadının biri henüz emekleme döneminde olan yavrusunu da alarak çatıya çıkmıştı. Kendisi bir işle meşgulken çocuk da annesini izliyordu. Bir ara annesini takip ederken ansızın çatıdaki suyoluna yuvarlandı. Anne, çocuğunun düşmekte olduğunu görünce acı bir çığlık atıp yavrusuna doğru koştu. O sırada sokaktan geçenler bu manzarayı görünce aşağıdan olanları izlemeye koyulmuşlardı. Zaman az olduğu için ellerinden bir şey gelmiyordu. Derken çocuk çığlık sesleri arasında hızla yere düştü. Çocuk henüz havadayken oradan geçmekte olan takvalı bir mümin, “Allah’ım onu yakala!” diye bağırdı. Görülen manzara bir anda herkesi büyülemişti. Zira çocuk, olduğu gibi havada kalakalmıştı. Kalabalığın arasından öne çıkan bu mümin, şaşkın bakışlar arasında havada duran çocuğu eline alarak yere bıraktı.

Bu manzarayı gören herkes bir anda adamın etrafını kuşatıp eline ayağına kapandı. Bunun üzerine mümin adam şöyle cevap verdi: “Ey ahali! Bu olay size yeni ve ilginç bir olay gibi gelmesin. Ben bir ömürdür Allah’a itaat ediyorum. Bir kere de O, kulunun çağrısına icabet etmişse şaşılacak şey bunun neresinde?”

Bir hadis-i kudsî’de Allah-u Teala şöyle buyurmuştur: “Kim benimle oturup kalkarsa ben de onunla oturup kalkarım ve kim bana itaat ederse ben de onun her istediğini yaparım.

Sponsorlu Bağlantılar

"dua Ederken Hapşırmak Duanın Kabul Olduğuna İşarettir." Bu Hadis Sahih Midir? Ve Her

“Dua ederken hapşırmak duanın kabul olduğuna işarettir.” Bu hadis sahih midir? Ve her dua edilince hapşırmak duanın kabul olduğuna işaret olur mu?

– Soruda geçen şekliyle kaynaklarda herhangi bir hadis rivayetine rastlayamadık.

Ancak bir Hadisin meali şöyledir: “Duanın kabul olduğu yerlerden biri de aksırma anıdır”.

Heysemî, Taberanîn rivayet ettiği bu hadisin sahih olduğuna işaret etmiştir(bk. Mecmau’z-Zevaid, 4/181).

Bu ifade, sorudaki “dua ederken aksırmak da o duanın kabul olduğuna alamettir” ifadesinden farklı bir şeydir. Hadiste vurgulanan şey, aksırırken duanın yapılmasıdır. Bu duanın ne olduğuna dair bir bilgiye rastlayamadık. Yalnız kanaatimizce, bu dua hapşırırken karşılıklı yapılan meşhur duadır. Yani, hapşıran kişi “elhamdulillah” der, onun bu hamd edişini duyan da “Yerahamukellah=Allah sana rahmet eylesin” der. Bu kez hapşıran “Yehdikumullahu ve yuslih balekum= Allah sizi dosdoğru yola iletsin ve kalbinizi ıslah etsin” diye karşılık verir. Farklı lafızlar da rivayet edilmiştir.

Hadiste bu önemsenir. Bir rivayette, Peygamberimiz(a.s.m)’in yanında iki kişi aksırdı, birisine dua etti, diğerine etmedi. Sebebi sorulduğunda, “Allah’a hamd edene dua ettim, etmeyene ben de dua etmedim” buyurdu(Mecmmau’z-Zevaid,8/58).

– Faydası olur düşüncesiyle Abdullah b. Mesud’un şu rivayetini de sunuyoruz:

– “Bir Müslüman’ın Müslüman kimse üserinde altı tane hakkı vardır:
1. Karşılaştığında selam verecek,
2. Davet ettiği zaman icabet edecek,
3. Hapşırdığı zaman(elhamdulillah dedikten sonra), “Allah sana rahmet etsin” diye dua edecek,
4. Öldüğü zaman(oralarda ise, mümkün olursa)cenazesinde hazır bulunacak,
5. Onun gıyabında hayrına konuşacak,
6. Kendi şahsı için istediğini onun için de isteyecek.”(Mecmau’z-Zevaid, 8/186).

Namazda Her Uzvunu Gücün Yettiği Kadar, Kıbleye Karşı Bulundur, Rivayeti Sahih Midir?

Bu hadis Hidaye’de geçmektedir (bk. Hidaye, 1/47-şamile). Zaylaî, “Nasabu’r-raye li Ahadisi’l-Hidaye” adlı eserinde (32. hadis bölümünde), söz konusu hadisin garip olduğunu söylemek suretiyle onun zayıflığına işaret etmiştir. Zeylaî’ye göre, müellifin bu hadisi zikretmesi, secdede ayak parmaklarının da kıbleye yöneltilmesinin sünnet olduğuna delil getirmek içindir.(a.g.y.).

“Yedi uzuv üzerinde secde etmekle emrolundum.” mealindeki sahih hadis, bu konuda delil olarak yeterlidir. Ve bu hadisi delil alan bazı alimlere göre, ayak parmaklarının secdede kıbleye yöneltilmesi farzdır.

Diğer alimlere göre ise secdede ve diğer gerekli yerlerde ayak parmaklarını, otururken de el parmaklarını kıbleden ayırmak mekruhtur. (Fetâvâ-yı Kadıhan; Fetâvâ-yi Hindiyye; Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı, Uysal Kitabevi: 1/367.)

Buna göre secdede ayak parmaklarının kıble tarafından başka yere dönmesiyle namaz bozulmaz. Ayak parmaklarının kıbleye dönük olması ise sünnettir.

Öksürmek Ve Hapşırmak

Öksürmek ve Hapşırmak
neden öksürürüz – neden hapşırırız – öksürme sebepleri – hapşırırken nelere dikkat etmeliyiz

Öksürmek ve hapşırmak rahatsızlık verici şeyler olarak görünebilir ama her ikisi de akciğerlerimizin korunmasında önemli rol oynarlar.
hapsırmak
Öksürerek boğazımızdaki, bronş kanallarımızdaki ve nefes borumuzdaki zararlı parçacık ve organizmaları dışarı atarız.

Hapşırarak ise geniz boşluğumuzdaki zararlı maddelerden kurtuluruz. Hapşırık çok güçlü bir hava akımıdır. Hapşırığın hızı saatte 161 kilometreye ulaşabilir. Normal bir soluk almayı tatlı bir rüzgâra benzetirsek, hapşırmak bunun yanında fırtına gibidir.

Bağışıklık sistemimizin yardımı
Havadaki küçük parçacıklar tüm süzgeçlerden sıyrılıp akciğer alveollerine ulaşabilir. Bu hava keseciklerinin balgam bezleri ya da koruyucu kılları yoktur.

Buraya ulaşan parçacıkların bir kısmı akyuvarlar tarafından tahrip edilir. Daha sonra bunlar yine akyuvarlar tarafından lenf sistemi boyunca lenf düğümlerine taşınır ve burada yok edilir.

Boğazımızın duvarlarında ve tavanında bulunan lenf bezleri ve bademcikler balgama yapışan zararlı bakteriler ve virüslerle savaşan özel lenf organlarıdır.

HAPŞIRIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ

Hapşırırken nefesinizi tutmak burnunuzu sıkmak hapşırmayı engellemek son derece tehlikeli bir davranıştır. Burundaki ve gözlerdeki kılcal damarları zedeler hatta onların çatlayarak kanamaya yol açmaları sonucunu doğurur hatta bu kanama bazan o kadar şiddetli olur ki gözlerde meydana gelen kanamaya bir hekim müdahalesi gerekir.

Duanın Kabul Olmamasının Sebebi Nedir? Dua Bir İbadet Midir?

Duanın kabul olmamasının sebebi nedir? Dua bir ibadet midir?

Soru

DUALARIN KABUL OLUNMAMASINDAKİ SEBEPLER NE OLABİLİR? FİİLİ DUA NEDİR? NASIL OLMASI GEREKMEKTEDİR? DUANIN KABUL OLMASI İÇİN BİR ŞART MIDIR?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Dua bir ubudiyettir. Bizim dualarda ki ana prensibimiz ibadet kastı ve gayesi hakim olmalıdır. Yoksa duayı sırf kabul edilmesi gereken ve ihtiyaç dilekçesi olarak görmek yanlıştır.

Bazen bir şey için dua edilir. Fakat istediğimiz bu şey, zahiren kabul edilmez. Buna rağmen bizim duayı bırakmamamız lazımdır. Şayet istediğimiz şey elde edilse ve Cenab-ı Hak duamızı kabul etse nurun ala nur. Ama zahiren kabul edilmese bile biz “ duam kabul olmadı” demeyeceğiz. Aksine “ Allah bu duamı ahiretim için veya dünyada daha iyi bir şekilde kabul etti” denilir.

Hakikaten bu dua boşa gitmedi, ibadet olması dolayısıyla ahirette mükafatını göreceğim diye duasını bırakmak değil, aksine daha fazla dua etmeye gayret ve şevk taşımalıyız.

Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerimde “bana dua edin size cevap vereyim” ( mü’min,60) buyurmaktadır. Bazıları bu ayet-i kerimeyi öne sürerek şöyle demektedirler: madem Allah “bana dua edin bende kabul edeyim” demiştir. Neden çokça dua ettiğimiz halde bazıları kabul edilmiyor. Bu hususta alimlerimiz ittifakla bu ayette Allah “cevap veririm” demektedir, “ Kabul ederim” dememektedir. Nasıl ki, sen bir hekime gitsen ve desen “ ey hekim bana şu ilacı ver” elbette hekim sana cevap verir ve “ buyurun” diye cevap verir. Fakat istediğin şey ya hikmetsiz, ya faydasız veya sana zararlı bir ilaç ise, onu değil de daha güzelini sana verir.

Aynen onun gibi, mutlak hikmet sahibi Cenab-ı Hak “ bize ve dualarımıza cevap verir. Ama kabul etmek hikmetine tabi olduğundan bazen istenen şeyin aynısı bazen de daha güzelini bazen de zararlı olduğunu bildiği için hiç vermez.

Bu kısa açıklamadan sonra duaların kabul şartlarına geçelim. Evvela dua kabul çerçevesi dahilinde olacak. Sonra samimi ve günahsız bir ağızla olacaktır. Mümkünse abdestli ve helal lokma alınmak suretiyle bereketlenecektir. Mübarek mevkilerde özellikle mescit ve camilerde, mübarek zamanlarda özellikle ramazan ayı ve kadir gecesi, berat gecesi gibi mübarek gecelerde, namazlardan sonra özellikle sabah namazından sonra dua edilmesi kabule karin olması hikmet-i ilahiye ve rahmet-i ilahiyece matluptur. Bu şartlardan uzaklaşıldığı taktirde de duanın tesiri azalacaktır.

Duanın çeşitleri var:

Mesela sizin yarın bir imtihanınız var. Bu imtihanın duası çalışmaktır. Buna fiili dua denir.

Çalışmayı yaptıktan sonra ellerinizi kaldırır “ ya rabbi bana hayırlısını nasip et” demeniz sözlü bir duadır. Safi ve halis bir şekilde ve neticeye kanaat ederek dua etmek gerekir.

Çünkü, bazen istediğimiz bir şeyin hakkımızda hayırlı olmayacağını Allah bilir fakat biz bilemeyiz. Sonsuz rahmet sahibi Allah’ımızda bunun hayırlı olmayacağını bildiğinden dolayı, farklı bir şekilde kabul eder.

Hazreti Meryem validemizin doğma vaktinde annesi O’nu mescide adar. Ve O’nun erkek değil kız olduğunu görünce epey şaşırır ve üzülür. Alimlerimiz bu durumu misal getirerek derler ki, Allah muhakkak yaptığımız duaları kabul eder.

Bazen daha farklı ve daha güzel bir surette kabul eder. İşte Hz. Meryem 100 erkek değerinde bir kız. Allah annesinin duasını kabul etmedi denilmemeli. Aksine daha güzel bir surette kabul etti denilmelidir.

Bazen de dünyada hiç kabul edilmedi zannedilir. Fakat cennette daha ulvi ve güzel şekilde kabul edilir.

Sponsorlu Bağlantılar

Tepkin Ne Oldu?

Çok Tatlı Çok Tatlı
0
Çok Tatlı
Sesli Güldüm Sesli Güldüm
0
Sesli Güldüm
Rezil Rezil
0
Rezil
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Yok Artık Yok Artık
0
Yok Artık
Başarılı Başarılı
0
Başarılı

Yorum 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dileklerin Kabul Olması İçin Dua

Giriş Yap

Hesabınız yok mu?
Üye Ol

reset password

Geri
Giriş Yap

Üye Ol

Not delilerine katıl!

Geri
Giriş Yap
Tür Seç
Kişilik Testi
Kişilik hakkında gizli kalmış özellikleri ortaya çıkarmaya çalışan sorular listesi.
Bilgi Yarışması
Bilgi seviyesini ölçmeye çalışan sorular listesi.
Anket
Karar verme veya düşünceleri toplamaya yardımcı olan oylama.
Hikaye
Görsellerle desteklenmiş şekilli yazılar.
Liste
Bildiğimiz liste.
Sıralı Liste
Sıralı Liste
Caps
Kendi caps'lerinizi oluşturmak için resim yükleyin.
Video
Youtube, Vimeo yada Vine Videoları