Uygarlık Ve Bilim Tarihi


Sponsorlu Bağlantılar

> Bilim Ve Uygarlık

BİLİM ve UYGARLIK

Sayın hocam, değerli arkadaşlar size konuşma sürem içinde “Bilim ve Uygarlık” hakkındaki düşünce ve hazırladıklarımı aktarmak istiyorum. Dilerseniz konuşmamın sonunda bana konuyla ilgili çeşitli sorular yöneltebilirsiniz.
Konum olan Bilim ve Uygarlık ikilisine öncelikle çeşitli kaynaklardan topladığım uygarlık nedir? sorusuna cevap vererek başlamak istiyorum.
Eşanlamlısı “Medine” kelimesinden gelen “Medeniyet” olan uygarlık kelimesinin günümüz modern Türkçesinde karşılığı uygarlıktır.
Çeşitli Türkçe sözlüklerden tanımlar vermek gerekirse,
Bir memleketin veya bir toplumun düşünce ve sanat hayatıyla maddi ve manevi varlığa has niteliklerinin tümü. Meydan Larousse
Bazı toplumların ekonomik, siyasi, toplumsal ve vb. bakımlardan ulaştıkları ve bir ideal sayılan gelişme durumu. Büyük Larousse
İnsanların toplu olarak daha iyi halde yaşamaları ve tabiata hükmedebilmeleri için gösterdikleri gayretlerden çıkan sonuçların tamamı olup bilim ve kültür halinde belirir. Büyük Sözlük
Ve son tanım olarak Türk Dil Kurumu’nun 1992 yılında yayınladığı Türkçe Sözlükteki uygarlık karşılığı : “Bir ülkenin, bir toplumun, maddi ve manevi varlıklarının, fikir, sanat çalışmalarıyla ilgili niteliklerinin tümü” olarak geçmektedir.

Tanımlardan da çıkarılabileceği gibi uygarlık bir insan topluluğunun temelini oluşturur. Her halk uygarlığını kendinde taşır, kendisiyle götürür. Uygarlık yayıldığı zaman insanlığın ortak mirası zenginleşir, kendi üzerine kapanırsa hiçbir topluma hiçbir şey kazandırmaz, gelişmez, olduğu yerde sayar. Doğma, büyüme, olgunluk ve ölüm şeklindeki hayat sürecinin gelişigüzel bir şekilde insan topluluklarına uygulanması, uygarlığın alışverişsiz, etkisiz, kabul ve retsiz olamayacağını bizlere kanıtlar. Uygarlık sürekli bir arayış içindedir. Kendi içinde çakıştığı noktalarda, bulunduğu halk tarafından düzlüğe çıkarılır. Halkın uygarlığı reddedememesinin kaçınılmaz olduğu sonucu uygarlığın halkla birlikte doğup yaşamasından çıkarılabilir.

Sponsorlu Bağlantılar

Konumun bir diğer bölümü olan Bilim başlığına gelince, sanırım hepimiz şu an bulunduğumuz yere bağlı olarak az çok bilimin ne olduğunu bilmekteyiz. Bu nedenle bilimin tanımından çok, bazı kaynaklardan topladığım tarihteki ünlü düşünürlerin bilim hakkındaki özdeyişlerinden faydalanmak istiyorum. Descartes’ e göre, nasıl ki matematiğin mükemmelliği, verilerinin doğrulunda ve az şeyle çok şey anlatma gücündeyse; özdeyişlerin de mükemmelliği, söylenenlerin doğruluğunda ve az sözle çok şey anlatma gücündedir. Örneğin Einstein’ın bilim tanımı şöyle: “ Bilim, duyumsal yaşantılarımızın karmakarışık çeşitliliğini mantıksal yönden düzgün bir düşünce sistemi haline koymak çabasıdır.”

Ünlü Alman yazar Goethe’ nin bilimle ilgili kısa bir paragraflık düşünceleriyse şöyle: “ Eğer bilgiye, bilime kendimizi verebiliyorsak bu, hayata daha donatılmış, daha güçlü olarak dönebilmek içindir. Hayatta sağlık ve erdemden sonra, bilgi ve bilimden daha değerli hiçbir şey yoktur; aynı zamanda onun kadar kolay ulaşılan, bedava elde edilen bir şeyde yoktur. Bütün iş sakin olmak ve bütün masraf da harcamaktan kurtulamayacağımız zamandır.” Elbetteki Goethe’ nin burada kolay ulaşılabilirlikten kastettiği bilimin internetle olan ilişkisi değildi. Gerçektende bilime ulaşmak zannedildiği kadar zor, karmaşık bir süreç değildir. Harcanması gereken zaman bilinçli bir biçimde kullanıldığında bilim avcumuzun içinde kıpırdayan bir varlık gibidir.

Atatürk’ ün “hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” sözü oldukça yerinde bir değer biçmedir. Binlerce yıldan beri birikmiş ve insanlığa miras kalmış bilim hazinesine sahip olmaya kalkışmayan kimse, Cicero’nun sözlerine hak vermek zorundadır. “Doğmadan önce neler olduğunu bilmemek daima çocuk kalmak demektir.” diyor Cicero. Yanlızca güç ve özgürlük bilimdir. Sürekli olan mutluluk da bilgi ardından koşmak ve anlamaktan zevk almaktır.

Peki, Bilim kaçınılmaz mıdır? Şimdi de bu konuda biraz zihninizi zorlamanızı istiyorum. Burada “kaçınılmaz” sözünden anlaşılan bilimin mutlaka ve ne olursa olsun ilerleyeceği gerçeğidir. Bertrand Russell’ın “ Eğer Kepler, Galileo ve Newton daha bebekken ölselerdi, şimdi içinde yaşadığımız Dünyanın 16.yy daki dünyadan pek ama pek az farkı olurdu.” şeklindeki sözü bana göre tarihteki talihsiz değerlendirmelerden biridir. Kanımca bilim kaçınılmazdır, kişilere ve/veya topluluklara hapsedilmesi yanlıştır. Bilim er ya da geç, zor ya da kolay, karmaşık ya da basit, yer ve zamana bağlı olmaksızın ortaya çıkacak, ilerleyecektir. Bütün bunların en güzel örneği, tarihte bilim adına haklı olduğu halde bilimsel çalışmalarından dolayı yaşadığı topraklardan sınırdışı edilen, işkenceye çarptırılan ve hatta kellesi vurulan birçok bilim adamıdır. Başka bir deyişle bilim kapılarıdır. Bilimin günün birinde bu kapılardan çıkışı kaçınılmazdır.
İçinde bulunduğumuz bu bilgi ve bilim çağında, artık bilimi sürekli olarak daha iyi kuramların işgal ettiği bir kuramlar kümesi olarak düşünmemiz gerekiyor. Fikirlerimizi sınamayı ve bu fikirlerin düzeltilebilir olduğunu unutmamamız gerekiyor. “ Bilim değiştiği için geçerlidir.” sözü ile Peirce bunu en öz biçimde dile getirmiştir. Tüm bilimsel sorunlar için geçerli tek bir yaklaşım olamayacağını insanoğlunun ataları yüzyıllar önce kavradı. Şimdi ise onların torunları olan bizlere düşen görev bilimin ışığında kendi en iyilerimizi aramamızdır. Yine Atatürk’ ün “İlim ve fen nerede ise oradan alacağız ve her ferd-i milletin kafasına koyacağız.” sözü bize düşen görevi yeterince açıklar.

Son olarak bütün söylediklerimden sonra birazda bilim ve uygarlık arasındaki ilişkiye değinmek istiyorum. Bütün bu anlattıklarımı hazırlarken kafamda oluşan bir uygarlık tanımı şöyle oldu: “ Bilim ile sağduyunun bir araya gelmesinden doğan bir yaşam biçimidir uygarlık.” Evet uygarlık gerçektende bir yaşam biçimidir ve bilim onun kaçınılmaz bir parçasıdır. Uygarlığın oluşumu ve ilerlemesi için ise bilim onun karanlıktaki en güçlü yol gösterici ışığıdır. Uygarlık ve bilim birbirlerini tamalayan iki olgudur diyerek sözlerimi bitiryorum. Beni dinlediğiniz için teşekkürler.

Sponsorlu Bağlantılar

Tepkin Ne Oldu?

Çok Tatlı Çok Tatlı
0
Çok Tatlı
Sesli Güldüm Sesli Güldüm
0
Sesli Güldüm
Rezil Rezil
0
Rezil
Kızgın Kızgın
0
Kızgın
Yok Artık Yok Artık
0
Yok Artık
Başarılı Başarılı
0
Başarılı

Yorum 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Uygarlık Ve Bilim Tarihi

Giriş Yap

Hesabınız yok mu?
Üye Ol

reset password

Geri
Giriş Yap

Üye Ol

Not delilerine katıl!

Geri
Giriş Yap
Tür Seç
Kişilik Testi
Kişilik hakkında gizli kalmış özellikleri ortaya çıkarmaya çalışan sorular listesi.
Bilgi Yarışması
Bilgi seviyesini ölçmeye çalışan sorular listesi.
Anket
Karar verme veya düşünceleri toplamaya yardımcı olan oylama.
Hikaye
Görsellerle desteklenmiş şekilli yazılar.
Liste
Bildiğimiz liste.
Sıralı Liste
Sıralı Liste
Caps
Kendi caps'lerinizi oluşturmak için resim yükleyin.
Video
Youtube, Vimeo yada Vine Videoları